Image Image Image Image Image

26

Haz

Ressamlıktan Gümüş Tüccarlığına

  • By admin

Ressam Lolita Asil, 2009 yılında açtığı ‘Hayat Çizgileri’ sergisiyle adından sıklıkla söz ettirdi. Resim alanındaki başarılarıyla tanıdığımız Asil, şimdi Kapalıçarşı’da babasından yadigar 55 yıllık dükkânda ikinci el gümüş alıp satıyor.

Resim sanatına ilgi duyanlar bilir ressam Lolita Asil’i. Şimdiye kadar çeşitli projelere imza attı, 10 sergi açtı. İnsanın görünen yüzüne değil özüne dikkat kesilerek gözlemlerine tuvalde anlam kazandırdı. İnsan bedeninden parçaları resimlerine yansıttığı son sergisi ‘Hayat Çizgileri’, bu anlamda çok konuşulmuştu. O günlerde insana olan merakını kadavraları inceleyerek gideren ve gördüklerini atölyeye kapanarak resmeden Asil, şimdi her gün yüzlerce farklı insanla iç içe olduğu bir hayat sürüyor. Nasıl mı? Babası Sait Asil’den yadigâr 55 yıllık gümüş dükkânında ikinci el gümüş alıp satarak.

Asil’in hikâyesi oldukça tanıdık aslında. Birçok insan gibi o da babasının vefatından sonra aile dükkânının başına geçenlerden. Onu ilginç kılan, başarılarıyla adından söz ettirdiği bir sanatı olmasına rağmen babasının vefatına kadar neredeyse hiç uğramadığı gümüş dükkânında hayatını geçirecek olması. Bu ilginç hikâyenin cazibesine kapılarak merakla girdiğimiz dükkâna adımımızı atar atmaz anlıyoruz bu tercihin nedenini.
Kapalıçarşı-Çuhacı Han’da, 55 yıldır işleyen dükkân buram buram tarih kokuyor. Raflardaki gümüşlerin her an üzerinize devrilecek hissini uyandıran kalabalıklığı, duvarda asılı antika saat, bir dönem gümüş tartmak için kullanılan şimdiyse dükkânın bir köşesine terk edilmiş terazi… Bütün bunlara dükkâna giren farklı kültürden müşterilerin güler yüzü ve sıcak muhabbetinin de eklendiğini düşünürseniz; Lolita Asil’in bu dükkândan kopmasının mümkün olmadığını anlarsınız. Zaten o da, “Bu küçük gibi görünen dükkân o kadar çok kişiye ekmek kapısı olmuş ki bunu ancak babam rahatsızken dükkânda geçirdiğim süre zarfında anlayabildim. Her gelen müşterinin babamı sorması, onun ne kadar sevildiğini görmemi sağladı. Babamın markalaştığını fark ettim. Burada köklenmiş çınarı yerinden söküp atamazdım.” diyor. e.keskin@zaman.com.tr
***
Bu meslek genlerimde var
Asil, ressamlıktan tam anlamıyla kopmamış ama yeni işinden de büyük keyif aldığı her halinden belli. O, bu mesleğin genlerinde olduğunu düşünüyor: “Gümüş işine ressamlıktan radikal bir geçiş yaptım. Ama bu mesleğin benim genlerimde olduğunu düşünüyorum. Babamın genlerinde, böyle bir yetenek olduğu için bana da geçmişti sanki ama ben farkında değildim. Sonra onun hastalığıyla, ona olan sevgimle, bağlılığımla ortaya çıktı bu. Ama o büyük bir çınardı. Bense hâlâ onun gölgesinde yaşıyorum.”
Taşıması zor bir isme sahibim
Aslen Mardinli olan Lolita Asil, İstanbul’da doğup büyümüş. Görüşmemizde babasını sevdiğinden söz ediyor. “Annenizden hiç bahsetmediniz, o ne yapıyor şu anda?” diye soruyoruz. Asil’in gözlerinin dolduğunu görünce sorduğumuza pişman oluyoruz ama elimizden de bir şey gelmiyor. Asil, henüz 4 yaşındayken kaybetmiş annesini. İsmini de annesi koymuş. Bu yüzden olsa gerek değiştirmeyi düşünmemiş hiç. Asil, “Lolita beni zorlayan bir isim. Taşıması zor. Dönem dönem sıkıntı yaşadım. Ama aynı zamanda bana güç kattı. Hep farklı olduğumu hissettirdi. Kişiliğimi tam yansıtmasa da artık ismimi daha rahat taşıyorum.”
Mama kaşıklarını çok satıyorum
Dükkânın atmosferini soluduğunuzda farklı kültürleri içinize çekiyorsunuz sanki. İran telkârileri, semaverleri, bardak zarfları, İtalyan süt takımları, Avusturya çantaları, Rus kemerleri, yerli kakma çay takımları… Ama en çok dikkatimizi çeken, mama tabak ve kaşıkları oluyor. Asil de en çok onları sattığını söylüyor. Evet, mama takımları çok sempatik duruyor ama gümüş meraklıları için diğer ürünler daha cazip olmalı diye düşünüyoruz. Asil, merakımızı fark etmiş olacak ki bunun nedenini söylüyor: “Gümüş, mikrop barındırmadığından anneler mama takımlarının gümüş olmasını istiyor.” Fiyatlar da çok pahalı değil. Mama takımları 40-50 TL, 6 kişilik fincan takımları ise 120-140 TL civarında. Yani gümüş bardaklarda çay keyfi sürmek çok da uzak bir hayal sayılmaz. Asil, “İnsanlar gümüş takımları çok pahalı olduğunu düşünüyorlar. Bazen gümüş bardakta çay içerken müşteriler geliyor, ‘Ooo gümüşte içiyorsunuz.’ diyorlar. Hâlbuki, porselenle hemen hemen aynı değerde. ” diyor.
***

Avusturya’dan gelen ve zincir halkalarının tek tek birbirine geçirilmesi ile oluşan çantalar.
***

Mikrop barındırmayan gümüş mama tabak ve kaşıkları.
***

s is a link.